viagra cialis viagra

9.Sınıf Öğrencilerinin Genel Özellikleri

20 Eylül 2013

 

* SBS yorgunluğu bu dönemin en belirgin özelliklerindendir. SBS hazırlık sürecinde sıkı bir şekilde çalışan öğrenciler 9.sınıfı bir “mola” olarak görmek ister.

* “Üniversite sınavına daha çok var, dolayısıyla fazla ders çalışmaya gerek yok”  düşünceleri vardır. Halbuki Ygs sorularının çoğu 9.sınıf konularından çıkar.

* Sayısal derslerle barışık olmayan öğrenciler özellikle Fizik, Kimya ve Biyoloji derslerine karşı çekingen davranabilirler. Bu branşlardaki öğretmenlerin, kendi derslerini sevdirerek anlatmaları çok önemlidir.

* 2.dönemden itibaren bu öğrencilere Ygs ve Lys tahşidatı yapılmalı. Bu sınavlar tanıtılmalı ve gündemleri boş bırakılmamalı.

* Cep telefonu bu öğrencilerin vazgeçilmezidir. Öğrencinin telefonla derslere girmesine müsaade edilmemelidir.

* 9.sınıf öğrencileri, okullarına yabancı olduklarından şefkate ve ilgiye muhtaçtırlar. İdarecilerin ve öğretmenlerin onlara değer vermesi çok önemlidir. Özellikle öğretmenlerin derslerine girdikleri öğrencilerin isimlerini bir an önce öğrenip onlara isimleriyle hitap etmesi çok yararlı olacaktır. Bu durum çocukların okula uyum hızını da olumlu etkiler. Unutulmamalı ki öğrenci kendisini değerli gördüğü ortama daha çabuk alışır.

* Öğretmenler, dışarıda yüz yüze geldiği öğrenciyi görmezden gelmemeli. Bir tebessüm ya da bir hal-hatır sorma çok önemlidir. Hele hele bazı öğretmenlerin, öğrencilerin verdiği selamı dahi almamaları çok incitici olacaktır.

* 9.sınıf öğrencilerinin akran veya üst sınıfların baskısına maruz kalmasına müsaade edilmemeli.

* Okul, kurumsal bir ciddiyetle alt ve üst sınıflar arasında sevgi ve saygıyı tahsis etmeli. Sözgelimi 9.sınıf öğrencilerinin 12.sınıflar “abi veya abla” şeklinde hitap etmesi teşvik edilmeli, buna uymayan öğrenciler ikaz edilmelidir. Bunun yanı sıra üst sınıfların da alt sınıfları pas pas gibi kullanmasına asla müsaade etmemelidir.

* 9.sınıf öğrencileri için öğretmenin şık ve bakımlı olması çok önemlidir. Şüphesiz bu durum her sınıf düzeyi için önemlidir. Ama 12.sınıfa geçen ve Lys ile boğuşan bir öğrencinin, 9.sınıf öğrencisi kadar öğretmenin giyim-kuşamıyla ilgilenmeyeceği de aşikardır.  (Giyim ve kuşamı ile öğrencisine model olmak…)

*9.sınıf öğrencileri tez canlıdır, kolayca motive olur. Başarısızlıktan hoşlanmaz. Bocaladığı zaman elinden tutacak birisine ihtiyaç hisseder.

* Milli ve manevi değerlerin en iyi anlatılabileceği dönem lise yıllarıdır. Bu kuşaktakiler artık çocukluktan çıkmış ve yetişkinliğe adım atmışlardır. Büyük bir insan olmak, etkili bir kimlik kazanmak, değerli birisi olmak vs…  Tüm bunlar haddi zatında bu gençlere milli bir ruhun aşılanması için önemli parametrelerdir.

* Ergenlik dönemini hata yapmak için bir “ruhsat” olarak kabul eden ve ergenliği sanki “hastalıklı, psikopatik” bir dönemmiş gibi lanse eden düşünceler çok zararlıdır. Birçok ergen, “mazeretim var, çünkü ben ergenim” moduyla hareket edip sorumsuzluğunu ve disiplinsizliğini ergenlik maskesiyle örtmeye çalışır. Asla buna müsaade edilmemeli. Unutmamalı ki Fatih Sultan Mehmet İstanbulu Fethettiğinde 21 yaşındaydı. Günümüzde 20 yaşını geçtiği halde hala kendisini ergen ( ki aslında çocuk gibi) gibi görenlerin kulakları çınlasın.

* 9.sınıf öğrencisi branşına hakim olmayan öğretmenleri hafife alır ve içten içe o öğretmenlerle dalga geçerler. Onların nazarında güçlü öğretmenliğin önemli bir kriteridir bu.

* 9.sınıf öğrencisi sertliğe kaçmadan ciddi olan, lauballiliğe varmayan “matrak” öğretmenleri daha çok sever. İpler öğretmenin elinde olmalı, ama öğretmen de çocuğa nefes aldırmamayı ihmal etmemeli. Buz gibi bir öğretmen, bu yaş grubu için çekilmez birisidir.

* Bu dönemde soyut düşünme gücü iyice geliştiğinden öğrenciler; yaşamı, ölümü ve toplumsal değerleri içten içe sorgular. Kendilerince bir sonuca varmaya çalışırlar. Fakat bilgi yönüyle eksik olduklarından bu sorularının altında ezilebilirler. Öğrencilerin bu anlamda soracağı soruları ciddiye almalı ve kendilerine cevap verilmeye çalışılmalı. Özellikle zihinsel donanımı yüksek olan çocukların bu süreçte ciddi gel-gitler yaşadığı bilinmelidir.

* Erinlik yıllarında genç, dış görünümüne çok önem verdiği için bu dönemde sık görülen sivilcelerin nedenleri ve önlemleri konusunda çocuğa yardımcı olunmalıdır. Bazı çocuklarda erinliğin ilk yıllarında görülen, yüz ve bedenin bazı kısımlarının simetrisini kaybetme görünümünün geçici olacağı konusunda çocukların kaygıları giderilmelidir.

*Veli toplantılarında bu öğrencilerin sorunları elbette ki ebeveynleriyle paylaşılmalıdır. Fakat şikayet dozajının iyi ayarlanması çok önemlidir. Ailesinin yanında sağlı-sollu tenkit kroşeleri yiyen öğrenciler öğretmenlerinden nefret ederler. Ailelerinin korkusuna bir süre düzelmiş gibi görünürler, ama bu yüzeysel bir düzelmedir. Şikayet ederken dahi öğrencinin onuru kırılmamalı ve veliye felaket senaryoları çizilmemeli, bardağın yarısı dolu görülmelidir.
* Erinlik yıllarında görülen ve çocukların çok şikâyet ettikleri terlemelerin sağlıksızlık işareti olmadığı ama beden temizliği yönünden özen ve itina isteyen bir durum olduğu konusunda da gençler bilinçlendirilmelidir.

* Ergenlik dönemiyle başlayan bedensel ve psikolojik değişim, 9.sınıf öğrencilerinde devam eder.
Büyüme o kadar hızlıdır ki genç, bu kadar hızlı bir büyümeye uyum sağlamakta zorlanır. Bu nedenle, bu dönemde çoğunlukla sakar davranışlar gösterebilirler.  Terleme artar ve sivilceler çoğalır. Bu normal bir gelişmedir.

* Bu dönemdeki çocukların gerek gelişimleri ve gerekse eğitsel başarıları açısından yeteri kadar uyumaları çok önemlidir. Özellikle yatılı öğrencilerin uyku problemleri ciddiye alınmalı ve yurtların işleyişi bunu önemsemelidir.

* Süratli büyüme çocukta iştahın açılmasına neden olur. Ancak bazen, özellikle kızlarda, iştahsızlık ve mide problemleri de görülebilir.

* Bu yaş dönemindeki bireyler, büyümeyi istemekle küçük kalmak arasında bir ikilem yaşamaktadırlar. Bir taraftan büyüdüğünü ıspatlama gayreti diğer taraftan sorumluluklardan kaçma çelişkisi yaşarlar.

* Çabuk kızma, çabuk alınma davranışları sıklıkla gözükür.

* Çoğunlukla düşünmeden tepkide bulunurlar (Agresif davranma)

* Bu yaş grubundaki çocuklarda kıskançlık eğilimleri oldukça fazladır. Özellikle çok sevdikleri öğretmenlerden yeteri kadar değer – ilgi görmezlerse içine kapanabilir ve söz konusu öğretmenin derslerine karşı “soğuk” davranabilir.

* Başaramama durumunda okuldan ve öğretmenlerden şikâyetçi olabilirler. Yani davranışlarının nedenlerini dış kaynaklara bağlıymış gibi gösterebilirler.

* Ders çalışırken, genelde, desteğe ve motive edilmeye ihtiyaçları vardır.

* Duygular çok önemlidir. Duygularda dengesizlik ve gerginlik görülebilir. Bu gerginlik; aşırı bağlılık, tenkit edilmeye karşı şiddetli tepki gösterme okula, kardeşe ve aileye karşı öfkelenme olarak kendini gösterebilir.

* Duygusal tepkiler çok kararsızdır. Bu kararsızlık ve öfkeli tavırlar genelde bedensel gelişime uyumdaki güçlükten kaynaklanır ve bu geçici bir durumdur.

* Bu dönemde bir gruba katılma özlemi ve kutuplaşmalar oluşur.

* Çevrenin takdirini kazanma duygusu baskındır. Bundan dolayı başarısızlık sonucunda, kendini yetersiz bulup içe kapanma görülebilir.

* Erkek çocuklarında saldırganlık ve gürültülü bir tavır gözlenir. * Olur olmaz şeylere gülme eğilimindedirler.

* Bu dönemde erkekler makine, uçak ve bilim kurguyu konu alan öykülerden hoşlanırlar. Kızlar ise coşku, serüven, sevgi ve aşk öykülerine karşı ilgi gösterirler.

* Aileye karşı isyankâr olabilirler.

*Aileden ayrı davranış ve düşünceler geliştirebilirler.

Akın YILDIRIM / Özel Toros Akdeniz Lisesi Rehber Öğretmeni

Derecelendirme:
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Kullanıcı Yorumları


Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?





Benzer Haberler


Çocuklara bol bol balık yedirin
28 Eylül 2013, Yorum Yapılmamış
20 Eylül 2013, Yorum Yapılmamış
20 Eylül 2013, Yorum Yapılmamış
Çocuğunuzun beslenme çantasında olması gerekenler
08 Eylül 2013, Yorum Yapılmamış
Uzmanlardan okul öncesi sağlık kontrolü uyarısı
08 Eylül 2013, Yorum Yapılmamış
Bebeğin boyunu uzatan besinler
03 Eylül 2013, Yorum Yapılmamış